Ali Özhan Güneş Resim Sergisi, Galeri Soyut

Ali Özhan GÜNEŞ

Resim Sergisi

“GÖRÜLME ARZUSU” / "DESIRE TO BE SEEN"

28 Ocak – 16 Şubat 2011

 

1982 yılında Gaziantep'de doğdu.
2002 Cumhuriyet Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.
2010 Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fak. Resim Bölümü yüksek lisans programında
“Yeni – Eski Ustalarda Çirkinliğin Estetikleştirilmesi” konulu tezi üzerine çalışmaktadır.

Kişisel Sergiler:

Şubat 2011, Galeri Soyut, ANKARA
Aralık 2009, Galeri Soyut, ANKARA

         

ALİ ÖZHAN

Bugün sanat yapıtı sadece gündelik hayatınımızın farklılaşmamış alışkanlıklarımıza girmiş imgelerin bayağılığının izlerini taşıyor! Zira günümüz sanatı, ikon kırıcı bir edimle mevcut imgeleri yok etmek yerine imge imal etmekte ve sanatın estetik kurgusu üzerinden imal eldilen bu imge yığınının plastik bir dile dönüşemediği bir gerçeklik bina etmektedir. Dolayısıyla da görülecek hiçbir şeyin olmadığı bir kurgu bolluğu imal etmekten öteye gidemez durumdadır.
Oysa sanat yapıtını izlerken, görünen nesnelliğin taşıdığı plastik değerlerin üzerinden yaratılan imgenin yapıta dönüştürüldüğünü kavradığımız an, eserin yüklendiği öznel ifade gücünü de okumaya başlarız.
 Özgürleşme hakkında bütün modernist dayatmalara karşılık yaratılan çağdaş hurafeler, formların, figürlerin ve yaşamın sanıldığı gibi özgür olmadığını gösteriyor. Bu bağlamda Ali Özhan’ın çalışmalarında, hepsi birbirine zincirlenmiş olan bu doneleri özgürleştirmenin tek yolu olarak, onları yaratan ve bağlayan iktidara karşı tüm çıplaklığıyla kendi özgün, özgür alanını, iktidarın gözetleyen tavrına karşı yaratma biçiminde ortaya çıkmatadır. Öte yandan bu yapıtlar, gözetlenenin tüm giz ve sırlarını beden üzerinden göndermeler yaparak kurgulanan bu özgür karşı duruş, kendinden istenileni vermek mi, yoksa gözetleyene karşı gözetlenecek tüm sır ve gizin, kimliğe dair şifreleri tenin çıplaklığı üzerinden ifşa ederek kendini özgürleştirdiğini sanması olarak mı okunmalı?.. Görsel olanın ötesinde nesnel görselliğin öznelliğe kazandıracağı özgürlük, gözetleyene karşı bir tavır, kazanılmış haklar mı ya da yarattığını sandığı özgür ve özgün sanılanın, gerçekte görsel nesneliğin bayağılığı üzerinden utanca dönüşen görselliğin tutsaklığı mıdır?.. Piskolojik teslimiyetin sonucu olarak, gözetleyen güç karşısında duygusal yenilginin sonucu olan travma utanç ve yenilginin ta kendisi değil midir? Ali Özhan’ın çalışmalarına bu saptamalardan bakmaya çalışırsak; sanatçı  tuval üzerinde geniş alanlarda yaratığı boşluklar, sanki figür mekanı terk etmek istermiş de tuvalin kenarlarına doğru yakalanacakmış gibi kurguladığı figüratif kurgu, çıplaklığın gözetleyene karşı (gösteren) bir güç temsili gibi durmadığını, bir sıradanlaşmanının bayağılığının görselleştiği nesnel ifadeler olarak görebiliriz. Gözetleyen güç karşısında sanatçı, toplumsal ve bireysel mecralarda yaşadığı dramanın sonucunu, geniş tuval yüzeylerinde yaratığı güçlü tekniği ile kurguladığı kompozisyonlarda bu utancı adeta yeniden yaşamaktadır. İnsanın tuval yüzeyi üzerindeki boşlukların içinde kayboluşunu, özgür olacağı düşüncesiyle biçimlendirdiği nesnel görseliğin malzemesi olarak ifade etmeye çalışıy
or. Kendi içinde öznel kimliğin nesnel görseliklerle yüzleştiği kurgular, yüzleştiğimz gerçeği görme, algılama, görüngüyle öznel olanın çatışması gibi görünse de gerçekte bir tür yüzleşme, özgür öznel yaşama tutuğu aynalardır.
Sonuç itibariyle Ali Özhan’ın çalışmaları gözetleyen güç ile gözetlenen arasındaki özneliğin özgür yaşama ait metinleridir.
Ahmet YEŞİL, Ocak 2011 Mersin


 
Haber kaynak: Galeri Soyut
galerisoyut@gmail.com 
Haber düzenleme: Tevfik Yalçın evetbenim
bilgi@evetbenim.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir