29 Nisan Dünya Dans Günü: Ne Dansı Edersin ?

0

 

 

 

Ne Dansı Edersin ?

 

Dündar İNCESU

Livingstone’nun aktardığına göre, Afrikalılar bir yabancı ile konuşurken, ona
“ ne yapıyorsun, nerelisin, ne iş görürsün veya hangi dili konuşursun? ” diye sormaz,
“ ne dansı oynarsın ?” diye sorgularmış.

Yadırgatıcı, gülünç gelebilir. Fakat, bizim “arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü kadar doğal ve katmanlı bir yaklaşım. Çünkü ; “dans” bir insanın sosyal davranışları kadar zevkleri, soyu-sopu, inancı, kültürünü belirler. “Dans” bir hayat şiddeti, coşkusu ve hareketlerini taşımak, yaşama sevincini diri tutmak belirtisidir.

Saadet; insanın içindeki iyi cinin patlayarak fırlayışı ve gönlünün birbirine uygun atbaşı gidişini gösteren davranışıdır. Bu dansla görünür kılınır. Kişi kimi zaman ortada mutlu olacak bir neden yokken, içten bir oynayışı oluşturuverir. Sevincin böylesini kul da, tanrı da, doğa da hoş görür- rıza gösterir. Çünkü kısmet ve kadere sığmayan hareketsizliğin, tembelliğin devrilmesi içindir bu devinim.

İtalyanca “ ballere” sözünden türetilen bale sözcüğü “ koreografik olarak düzenlenmiş dansların toplamı” şeklinde tanımlanıyor. Balenin doğuş yeri Rönesans İtalya’sının soylu salonları. 17.yüzyılda 14. Louis, Kraliyet Dans Akademisini kurarak gösterilerin sahnelenmesini sağlamıştır. Marie Camargo- Marie Salleé, Gaetan ve Auguste Vestris ünlü dansçıları o zamanın.

19.yüzyılda Batı Avrupa ve Çarlık Rusya’sında dans yaygınlaşıyor. 20. yüzyıldaki klasik bale alışılmışların ve kalıpların dışındadır. Klasik balenin günümüzdeki iki kolu veya iki yolu Diaghilev’in yeşerttiği “ Çağdaş Bale” ve “ Modern Dans” tır. Bu yol Geoges Balanchine’nin neoklasik ve Maurice Béjart’ın “ Dans Tiyatrosu” yapıtları ile ivme kazanmıştır. Alınan yol Isadora Duncan- Martha Graham ve Merce Cunningham tarafından geliştirilerek bir platform oluşumu sağlanmıştır.

21.yüzyılda “klasik bale, çağdaş bale, modern dans ve dans tiyatrosu” sahne sanatlarının en estetiği olarak kabul görmektedir. Dünyada bunca ilgiye rağmen Yurdumuzda dans ve dans eğitimi istenilen normlarda yaygınlaşamamıştır. Beş büyük şehir dışında geride kalan yerlerde hala “ taşıma su ile değirmen” döndürülmeye çalışılmaktadır.

 

 

Resimden yontuya, tiyatrodan dansa uzanan bu geniş alanda karanlıkta kalan kısım maalesef çok geniş. Sahnelerimizin dününü ölümsüzleştirecek araştırmalar müthiş açmazlarla karşı karşıyadır. Hayatta olan sanatçılarımıza gereken yaklaşım gösterilmemekte “ unutulmaya” terk edilmekte, kaderleriyle baş başa bırakılmakta.

Ninette de Valois’ın bugün hayatta olan öğrencilerinden Sayın Kaya İLHAN 1995 de Eminönü Halk Eğitim Merkezinde oluşturduğu “ Sahne Sanatları Hareket Laboratuarı” benzeri çalışmalar siyasi nedenlerle engellenmiştir. 15 yıl süren bu çalışma 2007 seçimleri ile durdurulmuştur. Buradaki çalışmalara katılanların gönüllerinde derin bir yara olarak yer alan bu engelleme, dans tarihimizde kara bir lekedir.

29 Nisan “Dünya Dans Günü” Yurdumuzda diğer alanlarda olduğu gibi “matem” içinde anılıyor. Sebep olanlardan yakın zamanda kurtulma dileğiyle, “ ah-vah” demeden “Oy/ Oy” diye ünleyerek, Arzumano” nın “ Bedii Raks” serüvenini yaşatacak Halkevlerindeki dans gösterilerinin yeniden üst katmanlara taşıyacak bir nesil keşfetmeye ve susamışlara kaynak için hep beraber “dans” etmeye çağırıyorum sizleri…

14 Haziran 1582 de III.Murat İstanbul’da Atmeydanı’nda yoksul çocukların sünnet ettirmek amacıyla düzenlediği şölenin ardından geçen 429 yıl sonra, 12 Haziran 2011 de bir gerçek “ dans” gösterisine dönüşümdür yıllardır hasret kaldığımız.

Onun için soruyoruz “Kiminle dans ediyoruz?” sorusuna doğru yanıt verebilecek miyiz ?

Dündar İNCESU
 
(Fotoğraflar:  Kaya İlhan)

 

Beğendiysen paylaş.

Yazar Hakkında

ÖZGEÇMİŞ 1946 yılında doğdu. Altı çocuklu bir demiryolcu ailesinin en büyük oğludur. 1966 yılında Bandırma Şehit Mehmet Gönenç Lisesi Edebiyat Bölümünü bitirdi. 1966 yılı birinci dönem Lise Başkanlığı yaptı. 1965 yılında Lise Marşını yazdı. Edebiyat öğretmeni Esin Kocabay ve resim öğretmeni Ferahat Baydar ile zaman içinde çalışmalarını devam ettirdi. Sanatçı, 1968 yılında Yapı Kredi Bankası nda bankacılık yaşantısına başladı. 1973 yılında Ege Üniversitesi İ.T.B. Fakültesini bitirdi. 1973-76 yılları arasında sendikacı olarak çalıştı. Bir dönem Bank-sen Genel Eğitim Sekreterliği görevini profesyonel olarak sürdürdü. 1978 yılında Tenise Berberoğlu ile evlendi. Kızları; Kamucan; 1979 da, Zeyneb 1980 yılında dünyaya geldi. 1990 yılında kendi isteğiyle emekli oldu ve sanat çalışmalarına ağırlık verdi. 1993 yılında sanatçı, tiyatro adamı Oben Güneyin şiirlerini derledi. Sanatçı çalışmalarını İstanbulda sürdürmektedir. MESAM Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği üyesidir. Sanatçının eserleri Fransa ve Türkiye de özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Tevfik Yalçın 1992 yılında Gol Şov Yarışma Futbol adlı bir tv yarışma programı yapmıştır. (T.C. Kadıköy 1. Noteri 01 Aralık 1992 No: 88456 olarak tasdiklidir.) Otobankızı şiiri; Mayıs 2007 de çıkan pop-rock sanatçısı KIRAÇın Benim Yolum albümünde 7. sırada Zarife adıyla yer almıştır. Beste: G.Barış Bölükbaşı, YAKIMA G.Barış Bölükbaşı Bestesi, Albüm: Mutlu Sonda Kararlıyım 2014SANAT ÇALIŞMALARI Yakınma Şiirler (Dosya) GÜNDEDÜN İstanbul Oyunlarına Mektuplar (Tiyatro Eleştirileri-dosya) Kim Çözecek Tiyatro Oyunu (Dosya) Karıncalar Anayasası (Dosya) 1999 Güneş Tutulmasının Renkler Üzerine Etkisi Deneyi (Gökhöyük- Amasya) 1999 Bankacı Sanatçılar Karma Sergi 1999 Buluşma Noktası Çorum Karma Sergisi, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi 2000 Aşağı İstasyon Çocukları Bandırma Karma Sergi, Bandırma Belediyesi Kültür Merkezi 2000 Buluşma Noktası Bandırma Karma Sergi 2005 www.evetbenim.com sanat sitesinin (sanatı, sanatçıyı, yaşamı paylaşmak için) kuruluşu 2008 20 Ağustos - 7 Eylül: Karma Sergi; Sanalın Gerçeği Gerçeğin Sanalı, Barış Manço Kültür Merkezi İstanbul

Yorum yapın

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz *Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.