Ertuğrul Fırkateyinde yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan 828 parça Bodrumda Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü Galerisinde 31 Ekim 2010e kadar sergileniyor.

0


Ertuğrul Fırkateyinde yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan 828 parça Bodrumda Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü Galerisinde 31 Ekim 2010e kadar sergileniyor.

Japonyadan dönerken 1890’da batan Ertuğrul Fırkateyi’nde yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan 828 parça Bodrum’da Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü Galerisinde 31 Ekim 2010’e kadar sergileniyor.  Sultan II. Abdülhamit tarafından iyi niyet ziyareti için Japonya’ya gönderilen ve dönüş yolculuğu sırasında fırtınaya yakalanarak 16 Eylül 1890 tarihinde Japonya’da Kushimoto açıklarında batan 550 denizcisi ile sulara gömülen Ertuğrul Fırkateyni’nde yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan 6 bin parçadan konservasyonu tamamlanan 830 adedi Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü salonlarında 18 Ekim 2010 tarihinde "Bodrum Cup 2010" kapsamında sergilenmeye başlandı.  INA-Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü ve BOSAV-Bodrum ve Karya Kültür, Sanat ve Tanıtım Vakfı ve Kuşimoto Belediyesi’nin katkıları ile düzenlenen ”Ertuğrul Fırkateyni-Japonya’da bir Osmanlı Gemisi 120.Yıl Sergisi" daha sonra Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Fethiye, Gaziantep, Giresun, Kayseri, Konya, Kuşadası, Nevşehir, Manisa, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon, Zonguldak’ın da aralarında bulunduğu 20 ilde devam edecek.  76 metre uzunluğunda 15 metre genişliğindeki Ertuğrul fırkateyninden çıkarılan eserler arasında yer alan Gemiye ait ahşap parçalar, Çiviler, vidalar, zinciler ve diğer malzemeler, Yaklaşık 666 porsiyon yemek pişirilen geminin yemek kazanı, Ortasında Japon imparatorluk ailesinin sembolü olan krizantem bulunan dekoratif tabak, Denizci ışıkları ve aletleri, Bir parfüm şişesi de dahil olmak üzere çeşitli cam parçalar, Bandoya ait müzik aletleri, Denizcilerin Japonya’dan ailelerine götürmek üzere aldığı tahmin edilen hediyelik tabaklar, Kemer tokası ve düğme gibi, denizcilerin kişisel eşyaları, Madeni paralar, İmparatorluk mühürlü beyaz porselen tabaklar, Winchester tüfek kalıntıları ve mermiler, Yokohama porseleninin Japonya sınırları dahilindeki kalan tek örneği sergileniyor.  Ayrıca Ertuğrul Fırkateyni’nin battığı Kushimoto kentinin bulunduğu Wakayama Eyaleti de sergide afişler ve görsel sunumlarla tanıtılıyor. 

Ertuğrul Fırkateyni’ndeki çalışmalar Türk Arkeoloji tarihinde yurt dışında yapılan ilk bilimsel kazı özelliği taşıyor. 2011 yılının Şubat ayında kazı çalışmalarına yeniden başlanacak.

 INA – SUALTI ARKEOLOJİ ENSTİTÜSÜ  Türkiye’de Sualtı arkeolojisinin başlaması 1958 ve 1959 yıllarında fotoğrafçı ve gazeteci olan Peter Throckmorton’un sualtı hakkında bir kitap yazmak için Bodrum’a gelmesi ile başlamış.   Peter Throckmorton yaptığı araştırmalar ve birkaç kazı çalışmaları neticesinde bu yörede eski batıklar olabileceğini düşünmüş bunun üzerine Kemal Aras isimli Bodrum’lu bir sünger dalgıcının 11-12 tane eski batık göstermesi ile deniz altındaki batıkların da aynı toprak altında kalmış eserler gibi arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılabileceğine inandığından maddi destek aramaya başlamış. Türkiye’de Gordion kazılarını yapan Dr. Young’un öğrencisi George Bass’ın bu sualtı kazısına başkanlık yapması ile Türkiye’de sualtı arkeolojisi başlamış oldu. 1971’da George Bass’ın düşüncelerinde sualtı arkeolojisi ile ilgili bir merkez ya da bir enstitü fikri belirmeye başlamıştı. 1973 yılında, George Bass bağlı bulunduğu Pennsylvania Üniversitesinden ayrılarak Amerikalı, Türk, İngiliz ve İsrailli elemanlardan oluşan özel bir kuruluş olan Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’nün kurulmasına öncülük etmiştir. George Bass meslektaşları ve dostları yardımıyla ve bazı vakıf ve destekçilerinin bağışları ile ilk adı AINA-Amerikan Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’nü kurarak bugünkü INA’nın temelini atmıştır.   Bugüne kadar dört ayrı kıtada sualtı kazıları, araştırmalar ve restorasyon çalışmaları gerçekleştiren Enstitü’nün idari heyeti Amerikalı, Fransız ve Türklerden oluşmuş ayrıca deniz aşırı merkezi Bodrum’da bulunmaktadır. Türkiye’deki batıkların (Gelidonya Burnu, Şeytan Deresi, Yassıada , Bizans Cam Batığı, Seçe Limanı, Helenistik Batık, Ulu Burun, Selimiye-Bizans Batığı, Tektaş Burnu-Klasik Batık ve Papuç Burnu-Eski Batık) çıkartılmasına destek vermiş ve gelişmesine yardımcı olmuştur. 1975’de Texas A&M Üniversitesi bünyesine katılan AINA-Amerikan Sualtı Arkeoloji Enstitüsü daha sonra INA-Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’ne dönüştü.  Enstitü’nün Türkiye’deki Sualtı kazıları TC Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile yapılmakta, konservasyon çalışmaları ise yine TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan izin ile INA’nın Bodrumdaki Nixon Griffis Konservasyon Laboratuarında ve Sualtı Arkeoloji Müzesi Laboratuarında gerçekleştirilmektedir.  

INA-Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü, "Ertuğrul Firkateyni" projesi kapsamında Ertuğrul Firkateyni batığının gün yüzüne çıkarılması için çalışmalar 2006’da başlamıştı.  

 BOSAV – BODRUM VE KARYA KÜLTÜR, SANAT VE TANITIM VAKFI  1994 Yılında Bülent Akkurt ve arkadaşları tarafından kurulan Bodrum ve Karya Bölgesi Kültür, Sanat ve Tanıtım Vakfı, isminden de anlaşılacağı gibi özellikle Bodrum ve Karya Bölgesinin kültür ve sanat yaşantısına katkıda bulunmak ve kaybolmakta olan kültür varlıklarımızı korumak amacıyla kurulmuştur.

 ERTUĞRUL FIRKATEYNİ’NİN ÖYKÜSÜ  Bugünkü Türk-Japon dostluk ilişkileri Osmanlı padişahı II. Abdülhamit tarafından Japonya’ya gönderilen Ertuğrul adlı firkateynin dönüş yolculuğu sırasında batması ile başladı. İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulması daha 1875 yılında Japonya’da gündeme gelmişti. Bu durumu Japon Dış İşleri Bakanı Terashima Munenori, Başbakan Sanjo Sanetomi’ye; "Türkler Hıristiyan olmayan batı milleti olarak Avrupalılar ile diplomatik ilişkilerde bulunuyorlar, bu bakımdan Japonlar’a benziyorlar. Biz de onlardan çok şeyler öğrenebiliriz. Dolayısıyla onlar ile diplomatik ilişkileri açarsak bizim için faydalı olacak” diye arz etti. Ancak resmî görüşmeler 1881 yılında gerçekleşebildi ve o yıl, Japon Dış İşleri Müşaviri Yoshida Masaharu İstanbul’a gelerek Sultan II. Abdülhamit ile görüştü. Bu ziyareti Eylül 1887’de Prens Komatsu’nun ziyareti takip etti. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit, 1878 yılında Avrupa seferi için İstanbul’a uğrayan Japon savaş gemisi Seiki’nin komutanına “Ben de ülkenize harp gemimizi gönderip kaptanım ve subaylarım vasıtasıyla imparatorunuza selamımı iletmek istiyorum” şeklinde dile getirdiği düşüncesini ise 11 yıl sonra gerçekleştirdi.

1889 yılında Sultan II. Abdülhamit Osmanlı donanmasından bir geminin eğitim gemisi olarak Japonya taraflarında dolaşmak üzere nisan ayı ortalarında yola çıkarılmasını istedi. Japonya’ya gidecek heyet başkanlığına Albay Osman Bey, gemi komutanlığına da Ali Bey seçildi. Bu görev için seçilen Ertuğrul firkateyni hem yelken donamına hem de makineye sahipti. Ertuğrul firkateyni ile gönderilecek olan subaylar ile Deniz Harp Okulu mezunu öğrencilerin okulda öğrendikleri denizcilik teknik ve bilgilerini uygulama sahasına koymaları için geminin daima yelkenle seyir yaptırılması emredildi. Gemi ile Japon İmparatoru’na Osmanlı Padişahı tarafından gönderilecek mektup, nişan ve içinde atların da bulunduğu çeşitli hediyeler de götürülecekti. Ertuğrul Firkateyni, 14 Temmuz 1889’da mürettebat ve öğrencilerden oluşan 612 kişilik heyetle İstanbul’dan hareket etti. Firkateyn 27 Temmuz’da Süveyş Kanalı’ndan geçerken iki kere kazaya uğradı. 30 Ağustos’ta havuza alınan Ertuğrul Firkateyni onarımı tamamlandıktan sonra 23 Eylül 1889’da Süveyş’ten hareket ederek Japonya yolculuğuna devam etti. Ertuğrul Firkateyni Cidde’den sonra 7 Ekim’de Aden’e, 20 Ekim’de Bombay’a, 1 Kasım’da Kolombo’ya ve 15 Kasım’da da Singapur’a ulaştı. Bu sırada Osman Bey 25 Kasım 1889’da tuğamiral rütbesine yükseltildi. Ertuğrul firkateyni kötü hava ve koÅNmüre olan ihtiyaç nedeniyle Singapur’dan 22 Mart 1890’da hareket ederek 26 Nisan’da Hong Kong’a ulaştı. 22 Mayıs’ta Nagasaki’ye ve 7 Haziran 1890’da da İstanbul’dan ayrılışından yaklaşık on bir ay sonra son durağı olan Yokohama Limanı’na ulaştı. Osman Paşa, 13 Haziran 1890’da Japon İmparatoru Meiji’nin huzuruna çıkıp Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’in mektubu ile nişan ve hediyelerini takdim etti. İmparator da Osman Paşa ile beraberindekilere nişanlar hediye edip bizzat katıldığı bir ziyafet verdi. Bahriye Nezâreti tarafından Osman Paşa’ya gönderilen 14 Haziran 1890 tarihli emirle Japonya’nın Uraga, Hyogo ve Nagasaki, Çin’in Şangay gibi limanlarında birer ay beklenerek uygun rüzgarlarla yani kömürden tasarruf edilerek İstanbul’a dönülmesi emredildi. Bu sırada Ertuğrul mürettebatı arasında kolera hastalığı görüldü ve 11 kişi vefat etti. Gemi Nagaura’da karantinaya alındıktan sonra Yokohama’da bulunduğu sırada 14 Eylül 1890’da yola çıkmasına karar verildi. Japonlar, o sıralarda yaklaşmakta olan büyük bir tayfun nedeniyle geminin hareketinin ertelenmesi önerisinde bulunmalarına rağmen Osman Paşa aldığı emre uymak zorunda kaldı.

Ertuğrul firkateyni, Yokohama’dan ayrılarak İstanbul’a doğru hareket etmesinden kısa süre sonra 16 Eylül 1890 gecesi Kii Yarımadası’nın Kaşinozaki Feneri önünde tayfuna yakalanarak battı. Ertuğrul’un mürettebatından 69 kişi kurtuldu, Osman Paşa ve Ali Bey’in de dâhil olduğu büyük bir kısmı şehit oldu. Kurtulanlara ilk yardımı Kaşinozaki Feneri görevlileri ile Ooşima köylüleri yaptı. Şehit olanların naaşları Kaşinozaki Feneri yakınlarında bir tepeye gömülerek ilk Ertuğrul Şehitliği inşa edildi. Ooşima’dan Kobe’ye getirilen yaralılar imparator tarafından gönderilen özel doktorlar tarafından tedavi edildi. Ertuğrul firkateyninde şehit olanların aileleri için 5 Ekim 1890 tarihli padişah emri ile yardım kampanyası başladı. Japonya’da da Yiji Şimpo Gazetesi kazazedelerin aileleri için yardım kampanyası düzenledi. Ertuğrul kazazedeleri iyileştikten sonra Japon İmparatoru tarafından görevlendirilen Hiei ve Kongo adlı savaş gemileri ile 2 Ocak 1891’de İstanbul’a getirildi. Japon gazetesi ve Haragiro Yamada tarafından toplanan yardımlar teslim edildi. Japon gemileri 23 Mayıs 1891’e kadar İstanbul’da kalarak ülkelerine geri döndü.  Kazanın yıldönümlerinde Ertuğrul firkateyni şehitlerinin gömülü olduğu şehitlikte Japonlar tarafından geleneklerine göre bir anma töreni yapılmaktadır.  

SUALTI ARKEOLOJİ ENSTİTÜSÜ GALERİSİ – Devlet Hastanesi Yanı Sualtı Sok. No:2 Bodrum (Sergiyi Cumartesi Pazar dışında hergün 09:00–17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.) Eğitici ve yakın denizcilik tarihimize ışık tutması açısından bilhassa gençlere ve okullara tavsiye edilir.

Haber kaynak: DTGSYO MUGSF <[email protected]>
Haber düzenleme: Tevfik Yalçın evetbenim
[email protected]
Ertuğrul Gemisi ve Denizciler fotoğraf: goole web

Beğendiysen paylaş.

Yazar Hakkında

ÖZGEÇMİŞ 1946 yılında doğdu. Altı çocuklu bir demiryolcu ailesinin en büyük oğludur. 1966 yılında Bandırma Şehit Mehmet Gönenç Lisesi Edebiyat Bölümünü bitirdi. 1966 yılı birinci dönem Lise Başkanlığı yaptı. 1965 yılında Lise Marşını yazdı. Edebiyat öğretmeni Esin Kocabay ve resim öğretmeni Ferahat Baydar ile zaman içinde çalışmalarını devam ettirdi. Sanatçı, 1968 yılında Yapı Kredi Bankası nda bankacılık yaşantısına başladı. 1973 yılında Ege Üniversitesi İ.T.B. Fakültesini bitirdi. 1973-76 yılları arasında sendikacı olarak çalıştı. Bir dönem Bank-sen Genel Eğitim Sekreterliği görevini profesyonel olarak sürdürdü. 1978 yılında Tenise Berberoğlu ile evlendi. Kızları; Kamucan; 1979 da, Zeyneb 1980 yılında dünyaya geldi. 1990 yılında kendi isteğiyle emekli oldu ve sanat çalışmalarına ağırlık verdi. 1993 yılında sanatçı, tiyatro adamı Oben Güneyin şiirlerini derledi. Sanatçı çalışmalarını İstanbulda sürdürmektedir. MESAM Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği üyesidir. Sanatçının eserleri Fransa ve Türkiye de özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Tevfik Yalçın 1992 yılında Gol Şov Yarışma Futbol adlı bir tv yarışma programı yapmıştır. (T.C. Kadıköy 1. Noteri 01 Aralık 1992 No: 88456 olarak tasdiklidir.) Otobankızı şiiri; Mayıs 2007 de çıkan pop-rock sanatçısı KIRAÇın Benim Yolum albümünde 7. sırada Zarife adıyla yer almıştır. Beste: G.Barış Bölükbaşı, YAKIMA G.Barış Bölükbaşı Bestesi, Albüm: Mutlu Sonda Kararlıyım 2014 SANAT ÇALIŞMALARI Yakınma Şiirler (Dosya) GÜNDEDÜN İstanbul Oyunlarına Mektuplar (Tiyatro Eleştirileri-dosya) Kim Çözecek Tiyatro Oyunu (Dosya) Karıncalar Anayasası (Dosya) 1999 Güneş Tutulmasının Renkler Üzerine Etkisi Deneyi (Gökhöyük- Amasya) 1999 Bankacı Sanatçılar Karma Sergi 1999 Buluşma Noktası Çorum Karma Sergisi, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi 2000 Aşağı İstasyon Çocukları Bandırma Karma Sergi, Bandırma Belediyesi Kültür Merkezi 2000 Buluşma Noktası Bandırma Karma Sergi 2005 www.evetbenim.com sanat sitesinin (sanatı, sanatçıyı, yaşamı paylaşmak için) kuruluşu 2008 20 Ağustos - 7 Eylül: Karma Sergi; Sanalın Gerçeği Gerçeğin Sanalı, Barış Manço Kültür Merkezi İstanbul

Yorum yapın

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.