Fazıl Say: Yıkan da yaratan da biziz.Yaratandan yana olalım

FAZIL SAY
07.12.2025
İstanbul 07.30

Dostlar;
Bizim Türkiye’deki klasik müzik camiamız, birbiriyle kavga eder durur. Küçücük bir azınlıktır; Didişir, tepinir, birbirini aşağıya çeker, can acıtıcı sonuçları olur.
Uzaktan üzülerek seyrediyorum.
Suçlamaları, yaşananları, sonuçları…
Halbuki bu gereksiz yıpratmadan ziyade, kafayı kaldırıp şu dünya üzeri önüne yığılan tüm sorunlara baksalar acaba?
Dostlar;
Mesela,
İklim krizine bakın? Her yıl Orman yangınlarına…
Suyun tükenişine…
Bu gezegende yaşamın ciddi bir tehlike altında oluşuna…Ürkütücü boyutta tehlike büyüyor.
Yaşamak mı istiyoruz, bu konu çocuklarımızın geleceği..
Veya;
Dünya üzeri doğu-batı arası kavganın vardığı vahim boyutlara, savaşlara, teröre, ölümlere bakın..
insanlık nasıl uzlaşacak?
Bunun tam ortasındasınız, eğitimli insanlarsınız, sağlıklı bir barış için sanatıyla , her şeyiyle çabalamak gerekmez mi?
Yozlaşmanın vardığı boyuta bakın.
Kültür sanatın artık neredeyse nefes alacak yeri yok şu dünyada. Hiç bir şeyin ağırlığı kalmaz, toplumdan kopuş devam ederse.
Şu dijitaldeki müziğin bulanıklığına, rakamların kontrolsüzlüğüne, en az müzik olanın en çok dinlenen olmasına bakın, bunun sebeplerini düşünün?
bilinçsiz kesimlerin dünya üzeri, yapay zekanın bu mesleği gereksiz kılacak boyutta desteklenmesine, artık eğitim öğretim her şeyin anlamsızlaştırılmaya çalışılmasına bakın,
eğitim sistemlerinin ciddi bir krizde oluşuna, buna çare üretilmesi gerektiğine bakın,
önünde duran sıkıntılar artık, “sanat insana özgü bir duygudur” diyemeyeceğin bir yakınlıkta,
yozlaşmanın ve cahilliğin , algoritma kopisti Aİ teknolojilerinin yaratacağı kaosu ve böyle bir geleceği düşünün. Düşünün çünki çok yakında artık..
Ve gülünç bir şekilde ortada kalakalma ihtimallerine..
Yaratıcılık elbette yok olmaz , ama yaratmanın devamı için , dünya üzeri öncesi tüm bir kültür tarihinin külliyatının çok saçma bir toplu mezarlığa çevirilmemesi gerekir.
Ki yaratmanın anlamı olsun..
Umutsuzluk konuşmayalım.
İşte;
sizi içten çökerten asıl bunlar dostlar.
Dünya bir yana;
Yaşadığınız toplumda, ekonomik, sosyal, kültürel sorunları, ötekileşmeleri ve tüm sorunları yıllarca es
geçtiniz, varılan noktaya bakın bu toplumda? Ne için çalışıyoruz?
Emeğinin karşılığını alıyor musun?
Ve şu birbirinizle didişmenin herhangi bir noktada mantığı varsa, “tamam”derim.;
Dostlar
Ben bu camiadan uzaklaşalı çok yıllar oldu.
Doğrudur. Çok şeyin kavgasını da verdik. Haksızlıklara karşı çıktık.
en azından kendi yolumdan şaşmadım, sadece biraz daha yalnızlaştım. Ama kötücül bir kesimin istediği de olmadı.
Aşağı çektirtmedim kendimi.
Güvendiğimiz kaç dostumuz kalıyor hayatta? Bunu düşünün..
Sonuçta
“Yıkan da yaratan da biziz”
Yaratandan yana olalım.
Galiba başka çare yok.
Umut veren olalım.
Tedavi eden olalım.
Uzun yıllardır bu kendi camiamdan kopuğum.
Birbirinize yaptıklarınızı duydukça, açık söyleyeyim; üzülüyorum.
Başka dertler var.. Ve asıl konu orada…
Fazıl
07.12.2025 İstanbul

Sayfa Düzeni: Tenise Yalçın/tenise.yalcin@gmail.com – Haber içerik: Fazıl Say sosyal medya paylaşımı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir