ELEŞTİREL BAKIŞ
HAYATİ ASILYAZICI
hayatiasilyazici@aydinlikgazete.com
Genco Erkal'dan Bir Aziz Nesin Klasiği “Nereye Gidiyoruz?”
Aziz Nesin'e değişik açılardan bakmak gerekiyor. Öncelikle Türk edebiyatındaki yeri çok boyutlu bir yelpazeyi anımsatıyor. Nesin, sadece ülkemizde değil, dünyada da önemli bir yeri olan mizah edebiyatında benzersiz bir yazardır. Mizahı romana ve edebiyata katmış yaratıcılığıyla bu alanda uluslararası bir düzeyin yazarı olmuştur. Aziz Nesin'in gazeteciliği, onun mesleğinde ayrı bir yer tutar. Söz gelimi, Sabahattin Ali ile içeriği yenilik taşıyan “Marko Paşa”yı çıkardı. Haftalık olarak çıkan bu dergi kısa bir süre sonra kapatıldı ve her kapatılışından sonra değişik adlarla yine mizah dergisi olarak yayınını sürdürdü. Sırasıyla, “Malum Paşa”, “Merhum Paşa”, “Ali Paşa” (1946-1947), “Zübük” (1962) mizah gazetelerini tek başına çıkardı. Yazılarından ötürü hapse girdi, sürüldü. Hiçbir zaman duruşunu değiştirmedi. Dünya görüşünden sapmadı, aldığı ödüller ile adını ve ülkemizi bütün dünyaya duyurdu. “Düşün” adlı yayınevini kurdu ancak bir süre sonra kapttı, kitapları kapışıldığı için yayın hakkını bir başka kitabevine bıraktı. 1972'de Nesin Vakfı'nı kurdu. Bu vakfın amacı, “Vakfın yurduna her yıl alınacak 4 kimsesiz ve yoksul çocuğu, ilkokuldan başlatarak yüksek okulu, meslek okulunu bitirinceye ya da bir meslek edininceye dek, her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak, yetiştirmektir.”
Sanata, şiirler, gerçekçi hikayeler yazdığı Millet Dergisi'nde (1944) başladı. Mizah yazılarında, gazetelerdeki köşe yazılarında toplumsal ve sosyo-politik konuları, eleştirel gözlemlerle inanılmaz güzellikteki ironiyle konularını büyük ustalıkla işledi. Mizahın dünyaca ünlü ustalarından biri oldu.
Oyunlarına gelince, bu alanda soyut konuları işlemeyi yeğledi. “Biraz Gelir misiniz?”, “Bir Şey Yap Met”, “Üç Karagöz Oyunu”, “Çiçu”, “Tut Elimden Rovi”, “Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı”, “Beş Kısa Oyun” yapıtlarını soyut oyunlarına örnek gösterebilirim. Söz konusu oyunlar Türk tiyatrosunda biçemi ile benzersizdir. 1957 yılında yazdığı “Toros Canavarı”nı 1963'te oyunlaştırdı. “Hadi Öldürsene Canikom” (1970) oyununu mizah anlayışının bir ürünü olarak yazdı. Tüm yapıtlarına baktığımda erişilmez mizah gücünü ve ironik anlayışını görüyorum.
Genco Erkal ve “Nereye Gidiyoruz?”
Genco Erkal'ın, Dostlar Tiyatrosu için Aziz Nesin'in hayat hikayesinden oluşan “Nereye Gidiyoruz?” adlı oyunu için yaptığı kolaj olağanüstü güzellikteydi. Daha önce Aziz Nesin hikayelerinden yararlanarak oluşturduğu oyunu, ilk olmasına karşın büyük ilgi görmüştü. “Nereye Gidiyoruz?” oyununda iki usta buluşuyor. Büyük usta Aziz Nesin ile oyunun kurgusunda ve yorumunda denge kuran Genco Erkal. Erkal'ın olağanüstü oyunculuğu Aziz Nesin ile örtüşüyor. Oyunun kurgusundaki her öykü günümüzün haritasını çiziyor. 1950'den sonraki yol haritasının inişli çıkışlı, çalkantılı, zamanla kaosa dönüşen toplumsal yaşamımızı tekrar görmek ve anlamak istiyorsanız, Genco Erkal'ın “Nereye Gidiyoruz?” adlı oyununda görebilirsiniz.
Arif Erkin'in oyuna uygun müziği, Özlem Kaya'nın giysi tasarımı, Hakan Özipek'in ışık tasarımı, Haluk Yüce'nin Karagöz tasvirleri Genco Erkal'a ve oyuna gerekli katkıyı sağlamaktadır.

