Türkiyenin dönüşüme değil, aslına dönmeye ihtiyacı var…

Türkiyenin dönüşüme değil, aslına dönmeye ihtiyacı var…

Kürt Sorunu ve Çözümü konusunda, Chp’nin 1 Kasım 2015 Seçim Bildirgesindeki Vaatleri..

Kürt Sorunu   ; Bölge halkıyla yüzleşme– Şiddet ve Çatışma ortamı

Çözüm(Sonuç) ; Türkiye’nin büyük dönüşümü-Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşlığını temel alan, yeni bir anlayış- Toplumsal barış-Eşit Vatandaşlık ve Yeni Anayasa                                

Chp’nin Seçim bildirgesinde, sorunların çözümü için, Türkiye’nin büyük bir dönüşüme ihtiyacı olduğu ve bu büyük dönüşümün hedeflerinin gerçekleştirilmesinin gerektiği ifade edilmiş. Ancak büyük dönüşüm nedir? ve hedefleri nelerdir? konusunda en ufak bir açıklama yapılmamış..1938’den bu yana iktidar olanlar ve özellikle son 13 yıldır Türkiye’yi yönetenler devletimizi bir İslam Cumhuriyetine dönüştürme gayreti içindeler. Bu durumda Türkiye’nin dönüşüme değil, Atatürk İlke ve Devrimlerinin aydınlığına dönerek, yarım kalan devrimlerini tamamlamaya ihtiyacı var. Dönüşüm adresi ancak bu olmalı ve Chp bunu açıkça ifade etmeliydi.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDE; “Türkiye’nin büyük bir dönüşüme ihtiyacı var. Türkiye’nin CHP’nin ısrarla savunduğu “büyük dönüşüm hedeflerinin” gerçekleştirilmesine ihtiyacı var. Türkiye’nin CHP’ye ihtiyacı var.”

Chp’nin seçim bildirgesinde dikkat çekici bir tutum da, Terörle mücadeleye ve PKK Terörü ifadesine bildirgenin hiçbir satırında yer verilmemiş olmasıdır.Toplumsal uzlaşma ve Kürt sorunu geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmış, çözüm vaatleri sunulmuş ancak, terör ifadesi yerine, sıklıkla “toplumsal çatışma”“şiddet ve çatışma” ifadeleri kullanılmıştır.

Terörle mücadele konusu; sadece yurt dışı bağlantılı olarak ele alınmış “IŞİD başta olmak üzere, Irak ve Suriye’deki teröristlere yapılan her türlü yardımı önleyeceğiz ve teröre karşı kesin bir tavır alacağız.” Ve “Irak ve Suriye’de etkin olan terör örgütlerinin ülkemiz için yarattığı güvenlik tehditlerini ortadan kaldıracağız. Topraklarımızda yuvalanan terör unsurlarını temizleyeceğiz.” ifadeleriyle seçim bildirgesinde yer bulmuştur…

Bildirgede, ülkemizde yaşanan terör ortamının son bulması için, Hdp’nin kulağa çok hoş gelen “silahlar sussun” çağrısına benzer bir ifadeyle “şiddet ve terörün ivedilikle bitirilmesi gerektiği” vurgulanmış, şiddet ve teröre sebep olan her iki tarafa( Tsk ve Teröriste)birlikte hitap edilmiştir.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDE; Toplumsal huzurun sağlanması için Kürt sorununun en kısa sürede çözüme ulaştırılması gerekmektedir. Günümüzde herkesin canını yakan, binlerce insanımızın hayatına mal olan birşiddet ve terör ortamı yaşanmaktadırŞiddetin ve terörün ivedilikle sona erdirilmesi ve konunun aynı zamanda tarihi, toplumsal ve siyasi bir sorun olarak ele alınması gerekmektedir.”

Bildirgenin özellikle toplumsal çatışma ve Kürt sorunu bölümlerini okuduğumuz zaman, Türkiye’de Pkk diye bir terör örgütü olmadığını rahatlıkla düşünebilir, sanki Türkiye’nin dört bir yanında yaşan, Kürt kökenli yurttaşlarımızın hemen hepsiyle, bir çatışma, şiddet ve terör ortamı içindeymişiz gibi bir hisse kapılabiliriz. Ayrıca, terörün tek yanlı değil de, özellikle uygulanan şiddet karşılığında zorunlu olarak ortaya çıktığına dahi inanabiliriz. Geçmişte yaşananlardan yaralanmış bölge halkına hak verebilir, teröristleri de bu masum insanlarla bir tutabiliriz..

Bu kötü bir algı yönetimidir. Bugün geçmişteki yanlış uygulamalardan vazgeçilmiş olmasına rağmen, sıklıkla dillendirilen Kürt sorunu ifadesi, Kürt-Türk ayrımını giderek derinleştirecektir.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDE; “Geçmişte yaşanan ve toplumsal hafızamızda yer eden yanlış uygulamalarla ve onların bölge halkını yaralayan sonuçlarıyla yüzleşilmesi gerekmektedir.

Bu sorunu çözmeye talip olanlar öncelikle, durumu içinden çıkılmaz bir hale getirmek konusunda son derece başarılı oldular. İstenen o ki, kavramlar birbirine karışsın, kafalar bulansın, insanlar bunalsın ve dayatılan önerileri, sonucun nereye kadar uzanacağını düşünmeden itirazsız kabul etsin. Sonuç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni çözülmeye götürse bile. Bu sonuca varmanın ilk adımı; Pkk-Hdp’nin dilinden düşmeyen “eşit yurttaşlık” algısını Türk Milleti’nin beynine sokmak. Aş ve iş dahil devletin bütün imkanlarından eşit olarak faydalandığımız halde aramızda eşitsizlik olduğuna inandırmak..

Eşitsizliğin hangi noktada olduğu açıklanmadan ortaya atılan eşit yurttaşlık kavramı, Chp’nin bildirgesinde de, karşımıza çıkıyor. Chp eli ile sonuca ulaşmak, en büyük tehlike de burada.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDE; CHPKürt sorununu da, eşit yurttaşlık ve tam demokrasi anlayışı içinde çözecektir. Cumhuriyet tarihinin en önemli sorunlarının başında gelen Kürt sorunu, bir demokrasi eksikliği sorunu olarak anlaşılmalıdır. Sorunun çözümü için de esas olan daha fazla özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti anlayışıdır. Kalıcı barışın tek yolu budur. Eşit yurttaşlık anlayışını ekonomi, toplumsal ve kültürel alanlarda etkin kılarak, duygusal kopukluklar sona erdirilmelidir.

“Eşit yurttaşlık” lık ilk adım dedik. Eşit yurttaşlığı hayata geçirmek için atılacak ikinci adımda, güvenliğe, ekonomik kalkınmaya ve insan haklarına odaklı yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğu algısı yaratılıyor. Son adım, bu anlayış doğrultusunda yapılacak Yeni Anayasa olacaktır.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDEÇözüm için gerekli olan, tek başına güvenliğe, ekonomik kalkınmaya, insan haklarına, hukuk devletine ya da eşit vatandaşlığa odaklanan bir yaklaşım değil, bunların tümünü içine alan yeni bir anlayışın oluşturulmasıdır.” Bütünlüğümüz ancak özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasi ile sağlanabilir..

“CHP, özgürlükçü demokrasinin gelişmesi ve toplumsal barışın sağlanması için tüm yurttaşlarımızın özgürlüklerini genişleten ve koruyan yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu savunmaktadır. Yapılacak yeni anayasa, demokrasi, hukuk devleti, sosyal adalet ve insan haklarına saygı üzerinde yükselmeli ve tüm toplumumuzu kucaklayıcı nitelikle olmalıdır. Devlet yönetiminde, dil, kültür, inanç ve yaşam tarzları arasında ayrım yapmaksızın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı ortak paydasını esas alacağız.”

Seçim bildirgesinde detaylı bir şekilde anlatılan Kürt sorunu ilerleyen sayfalarda yeniden ele alınarak, çözüm vaatleri bu defa özet olarak sıralanmış. Hepsi üzerinde tek tek durmakta fayda var.

“Her türlü şiddet ve baskıyı sona erdirerek, sorunu siyaset yoluyla çözeceğiz.

Kürt sorununun çözüm yerinin TBMM olmasını sağlayacağız.

TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partileri çözüm için bir araya getirerek süreci geniş bir toplumsal uzlaşma ile yürüteceğiz.

Eşit vatandaşlık ilkesinin gereği olarak, anadili Türkçe olmayan yurttaşlarımızın kamu hizmetlerinden eksiksiz olarak yararlanabilmesini sağlayacağız.

İdari sistemimizde yerinden yönetim ilkesini hayata geçireceğiz.

12 Eylül darbe Anayasası’nın yerine demokrasiyi, özgürlükleri, temel hakları ve hukuk devletini teminat altına alan, eşit vatandaşlık temelli yeni bir anayasa yapacağız.

Resmi ve ortak dilimiz Türkçe’nin her kademede eğitim ve öğretim dili olmasını ve anadilin öğretimi önündeki engellerin kaldırılmasını sağlayacağız.

Güvenlik sisteminin bir parçası olan koruculuk sisteminikorucuların ekonomik ve sosyal haklarını koruyarak ve onlar için yeni istihdam olanakları sağlayarak kademeli olarak kaldıracağız. “

İşte Chp’nin Seçim bildirgesindeki Kürt sorunu ve çözüm vaatleri bunlarBu maddelerin çoğunu veya benzelerini Hdp’nin se&
ccedil;im bildirgesinde de, görebilirsiniz.

Bunun dışında “Geçmişin yaralarını sarmak” ve “Atatürk Devrimleri ve Altı Ok ilkesi” konularında yazılanları da okumakta fayda var.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDEMadımak Oteli’ni Hoşgörü Müzesi yapacağız.

Diyarbakır Cezaevi’ni, İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi’ne dönüştüreceğiz.

Dersim olaylarının araştırılması için Dersim arşivlerini, TBMM’de toplayarak araştırmacıların incelemesini ve gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacağız. “

Madımak Otel’i tabiî ki müzeye dönüştürülsün ama, Diyarbakır Cezaevi’ni İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi yapacaklarını ilan edenlerin, 33 canın yakıldığı yere HOŞGÖRÜ Müzesi demesi düşündürücüdür.

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNDE; Bağımsızlık tutkumuzun, Halkın iradesine, yurttaşın özgürlüğüne ve modernleşmeye dayalı çağdaş bir toplum olma iddiamızın, Cumhuriyet-Laiklik-Demokrasi ideallerini koruma ve geliştirmeye yönelik kararlılığımızın kaynaklarıdır. 

Chp seçim bildirgesinde, Altı ok ve Atatürk Devrimlerini, sadece üç satırlık bir cümleyle ifade etmiş..Anlaşılan o ki, Milliyetçilik, Devletçilik, Devrimcilik ve Halkçılık ilkelerinin üzeri Cumhuriyetçilik ilkesi içinde yer bulanDemokrasi idealiyle örtülmüş..

Hatırlarsınız, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 20 Haziran 2014 tarihine Diyarbakır’da “1930’ların CHP’si değiliz”,“Bizi hâlâ 1930’ların 40’ların CHP’si gibi düşünmeyin. Dünya değişiyor, kurumlar değişiyor; tabii ki biz de değişiyoruz, demokrasiyi, özgürlüğü savunuyoruz. Çağdaş Dünya ile bütünleşmeye çalışıyoruz.”demişti…

Altı ok’un yara aldığını bu cümlelerden biliyorduk zaten, seçim bildirgesinde görmek şaşırtmadı. Ama, yine de bir kez daha okuyup, eski Chp’yi red eden bugünkü Chp’yi yönetenler hakkında, uzun uzun düşünmek gerekir..

Saygılarımla,

Engin Demirkollu Sarıkartal

03 Ekim 2015
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir