Mersinde Bir Türk Opereti İstanbulname

0

Mersin’de Bir Türk Opereti "İstanbulname"

Hayati Asılyazıcı

Mersin, Roma ve Anadolu Uygarlığının kesiştiği ilginç bir kent. Eğitim kurumları, üniversitesi ile Akdeniz’e farklı bir değer kazandırıyor. Bu değerlerin yanı sıra Devlet Opera ve Balesi Mersine’e ayrı bir renk, ayrı bir değer katıyor.

Operet, operanın en yakın kardeşidir. Özellikleri arasında nice önemlileri olmakla birlikte, izleyicilerin operayla iletişim kurmada birincil bağı vardır. Bütün dünya opera kurumları operetlerle izleyicileri belirli açılardan soluklandırırlar.

Türkiye’de bir opera geleneği ve operet geleneği vardır. 19. yy’da italyan operaları özellikle Verdi operaları İstanbul’da gösterilirdi. 2. Mahmut dönemin’de Donizetti Paşa, saraya ve ülkemize batı müziğini getirmekle kalmadı, İtalyan operaları İstanbul’da gösteriye sunuldu. Cumhuriyet operası, tiyatrosu, balesi başlı başına Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma ışıklarının en önemli kurumları arasında yer almaktadır. Atatürk devrimlerinin sanata ve kültüre yansıyan boyutları olağanüstü önemlidir.

Muhlis Sabahattin’in operetleri, ilk denemelerdir. Ferdi Merter’in "İstanbulname" opereti, Devlet Opera ve Balesinde sanırım ilktir. 1991 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde dünya prömiyerini yaptı. 1997’de sanırım 2. kez (röpriz yaptı) sahnelendi. Mersin Devlet Opera ve Balesi müdür ve sanat yönetmeni besteci – orkestra şefi Selman Ada dünya opera repertuvarının seçkin yapıtlarına yer veren çağdaş düşünceli bir müzik adamıdır. Türk operalarıyla birlikte bir operet olarak "İstanbulname"ye yer vermesi repertuvar açısından da önem taşımaktadır. 12 Şubat 2009’da Ferdi Merter’in librettosunu yazdığı Turgay Erdener’in müziklediği Murat Atak’ın sahneye koyduğu "İstanbulname" Mersin Devlet Opera ve Balesi’nce başarıyla oynanmaktadır. Çok iyi çalışılmış, koro, solistler ve orkestra beraberliği "İstanbulname"nin görselliği ile işitselliğine renk ve güzellik katmaktadır. Librettonun konuya taşıdığı metropol İstanbul’u çeşitli yönleriyle renklendirerek anlatmaktadır. Turgay Erdener’in "İstanbulname"ye uygun müziklendirmesi bir kent betimlemesine öznel derinlik getirmektedir. Müziğin kalıcılığı, opereti, konusuyla birlikte günümüze taşımakta ve yapıtı kalıcı kılmaktadır. Müzik, konu ve yorumla birleştiğinde müzikli yapıtların kalıcılığını sağlamaktadır.

İstanbul’u betimlemek, giderek ağırlaşan konumuyla çözümlemek doğrusu güçtür. Libretto ve müzik olarak böyle bir çözümlemeye değiniliyor. Geleneğindeki etik değerler ister istemez ortaya çıkıyor. Bir kent daha doğrusu metropol söylemi, tarihsel kesitiyle anlatılırsa da operetle ya da operayla tiyatro oyunuyla ya da roman ve öykülerle de anlatılabiliyor. Hülya Aksular’ın librettosunu yazdığı ve koreografisini yaptığı "İstanbul" epik balesi de bir çeşit kültürel çözümlemeydi.

Murat Atak "İstanbulname"yi metin ve müzik olarak başarıyla çözümlemiş. Buradan opera sahnelemeye yönelmesi gibi bir ivme kazanmış. Yaptığı iş önemsenecek düzeyde. Kolektif başarıyla "İstanbulname"ye imzasını atmış oldu. Oyuncuların seslendirdiği her parça güzeldi ve rollerin dağılımındaki solistler takım ve birey olarak başarılıydılar.

Orkestrayı Vladimir Ungu yönetiyor. Olayın, müziğin rengini ve yereli yansıtmaktaki yorumuyla Ungu ve orkestra da başarılıydı. Solistler, değişik karakterleri canlandırıp seslendiriyorlar. Söz gelimi "Uğur Böceği"nde Nazlı Alptekin, "Eğrikkapılı Ali"de Kıvanç Uğraşbul, "Zeliha"da Işıl Cavga, "Badik Ömer"de Mustafa Özer, "Çiroz Abdi"de Ufuk Kasar birer birer karakterler iyi çözümlenip, oyun ve ses uyumu içinde çözümleniyor. Ve diğerleri de aynı uyum ve başarıdalar; Korhan Dinçer, Hasan Alptekin, Neslihan Ulaş, Özkan Çavdar. Roller ve karakterler sayıca yüksek. Kolektif başarıdan bu nedenle söz ettim. Sahne, giysi, ışık tasarımları ile koreografi ve koronun sözünü ettiğim görsellikteki katkıları oldukça fazla ve etkili.

Beğendiysen paylaş.

Yazar Hakkında

Artvinde doğdu. Kastamonu Lisesini bitirdi.

Yorum yapın

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.