Türk Elektronik ve Psikedelik müzik türlerinin önderlerinden Gökçen Kaynatan ı Yitirdik (13.08.2026)

Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları Show Orkestrası’nın şefi olan Türk gitarist, besteci, multi-enstrümantalist, televizyon sunucusu[1], iç mimar, endüstriyel tasarımcı, sekiz ayrı meslekte bilirkişi ve Kültür Bakanlığına kayıtlı bir ressamdır. Grubuyla Türkiye’nin dört bir yanında tanınmıştır. 2018’de 45. Altın Kelebek Onur Ödülünü kazanmıştır.
Türk Elektronik ve Psikedelik müzik türlerinin önderlerindendir. 1958’de “Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları Show Orkestrası”nı kurmuştur. Cem KaracaÖzdemir ErdoğanSadık BütünleyKerim Çaplı ve Mesut Aytunca gibi birçok tanınmış müzisyene grubunda öğretmenlik yapmıştır.[2][3]
Hala restorasyon çalışmalarında yer almaktadır ve Kadıköy’de elektronik müzik aletleriyle dolu bir stüdyosu vardır.

Gençlik Dönemi
Gökçen Kaynatan, 1939 yılında İstanbul‘da doğdu. Babası, Şaban Kaynatan adlı bir kaynakçıydı ve ut çalardı. Bir ablası birde abisi vardı. Fıstıkağacı Ortaokulunda okudu.
Ailesi müzikle ilgili kişilerdi. Gökçen, müziğe 5-6 yaşlarındayken ablasının aldığı piyano derslerini kapı aralığından dinleyip onlar gidince gizlice çalarak başladı. Bir gün piyano çalmaya dalmışken hoca odaya girmiş ve “Sen bunu böyle çalmayı nereden öğrendin?” diye sormuştu. Gökçen kapıdan dinleyip yaptığını söyleyince öğretmen onun annesine; “Siz kıza ders aldıracağınıza bu çocuğa aldırın, çok yetenekli” demiştir.
İlk gitarı abisinin o ortaokul çağındayken aldığı çok eski Hawai tipi bir gitardı. Kendisi ona perdeler ekledi ve akordunu ayarlattı. Ortaokuldan sonra iki sene Tophane Sanat Okulu Elektrik Motor bölümünde okudu. Ardından kaydını Haydarpaşa Lisesine aldırarak oradan mezun oldu.
Haydarpaşa Meslek Lisesi’nden her çıkışında Kadıköy rıhtımındaki kordon otelde akşamları arkadaşıyla Adnan Menderes‘in ona Amerika’dan hediye olarak getirdiği gitarı çalan Metin Bulut, gitarını lobideki sahnede bırakır, Kaynatan ise her gün geçerken o gitarı seyrederdi.
Lisedeyken kendini Carcassi metodu ve benzeri yan bilgilerle geliştirdi. Gündüzleri okulda talebe, akşamları Pınar Dershanesinde öğrencilerine gitar dersi veriren bir öğretmendi.[4] Bu arada Karakediler Vokal Gurubu, Erkin Koray, Somer Soyata Deniz Harp Okulu Orkestrası’nda görev aldı.[5]
;Daha sonra İstanbul’da Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (TGSYO)’nda İç Mimari-Endüstriyel Tasarım bölümünde okudu. 1969 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun oldu.
Atatürk ve Kaynatan Soyadı
Babası Kadıköy’de Kaynakçı Şaban olarak tanınan çok iyi bir kaynak ustasıydı. Bir gün su borusuna kaynak yaparken biri “Kolay gelsin usta” diye seslenmiş, kendisi de “Eyvallah” diyerek işine devam etmiş ve işi bitirip gözlüklerini çıkarttıktan sonra karşısındakinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunun farkına varmıştı.
Atatürk, “Usta, seni izleyip kolay gelsin dedim, sen şalamanı oynatmadan eyvallah dedin. Nakış örer gibi kaynağını bitirip aletlerini kapattıktan sonra baktın” diyerek “adın ne?” diye sormuş, “Şaban, paşam.” cevabını almıştı. “Soyadı aldın mı?” diye sorulup almadığı cevabını alınca “O zaman senin soyadın Kaynatan olsun” demişti.[8][9]
Elektroniğe Merakı
Döneminde elektronik cihazlara ulaşım çok zordu. Bu sebeple küçük Gökçen’inde bu tür şeylere çok merakı vardı. Ortaokulda frekansları öğrenmek tutkusuydu. Yaptığı detantör parazit yayınlayıcıyı bisikletinin üzerine koyar ve geçtiği yerlerdeki radyoların parazitlenmesiyle kendini eğlendirirdi.
Babasının bir mobilyacısı vardı. Kendisi de bir endüstriyel tasarımcı olduğu için ek olarak radyo tamircisi Necdet Altınçizme ile birlikte kolayca istediği aletleri tedarik edebiliyordu. Kendinin ve öğrencisi Mesut‘un gitarını ve 8 kanallı (4 girdi, 2 Efekt, Pikap, Teyp) kolay taşınır amplifikatörünü daha pre amplifikatör olmadığı zamanlar fark etmeden üretti. Aleti ilk icat edenlerden olduğunu ve o zamanlarda böyle bir icadın dünyada bulunmadığını Hollandalı röportajcılardan öğrenen Kaynatan, “Zamanında aklımız olsaydı patentini alırdık” demiştir.[10]
Öğrenim Tekniği
Öğrenim kabiliyeti ve hafızasını bir tanıdığı olan Ertuğrul abisinin önerisiyle uyguladığı uyurken ezberleme tekniğine borçludur. Bir müziği çok iyi bir şekilde ezberlemek isterse uyumadan önce pikapına plağı koyar, kulaklığını takar ve gece boyu çaldırtırdı. Bütün konserlerinde verdiği müzikleri şuuraltı öğrenir, 2. parçadan itibaren gözlerini kapar ve ezberinden çalmaya başlardı. Tek dezavantajı herhangi biri yanlış çalarsa uyanması ve onunda yanlış bir ses yapması ya da ona kızması ile sonuçlanmasıydı. Bu, “sıfır hatasız” olan elektronik müziğe yönelmesindeki en büyük sebeplerden biriydi.
NOT: Psikedelik, Yunanca ruh anlamına gelen “psyche” ve açığa çıkarmak anlamına gelen “deloun” kelimelerinden türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “zihni veya ruhu açığa çıkaran, zihin tezahürü” demektir. Genel olarak algıyı, bilinci ve duygu durumunu normalin dışında bir biçimde değiştiren deneyimleri, maddeleri, sanat akımlarını ve müzik türlerini tanımlamak için kullanılır.

Sayfa düzeni: Tenise Yalçın/tenise.yalcin@gmail.com – Haber Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6k%C3%A7en_Kaynatan

Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları Show Orkestrası’nın şefi olan Türk gitarist, besteci, multi-enstrümantalist, televizyon sunucusu, iç mimar, endüstriyel tasarımcı Gökçen Kaynatan’ı yitirdik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir