Bu yıl, 27 Mart Türkiye Ulusal Bildirisi 2018'i değerli akademisyen, yazar ve eleştirmen Zehra İpşiroğlu yazdı.
TİYATRONUN USTALARI
Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum! Doğru söz delilik.
Bertolt Brecht
‘Onların’ peşindeyim. Klişe üretmeyenlerin, boş laf söylemeyenlerin, sahneyi bir ego gösterisine dönüştürmeyenlerin, sulu espriler ya da ucuz etkilerle izleyiciyi tavlamayanların, yaşamdan kaçmayanların, zamanımızı çalmayanların, baştakilere yaranmak için kırk takla atmayanların peşindeyim. Beni güldüren, ağlatan, şaşırtan, yadırgatan, düşündüren, ezberimi bozan, belki de bir an durup kendime döndüren tiyatro ustalarının peşindeyim.
Neden sahnedeler, ne yapıyorlar, ne söylemek istiyorlar? Ve işte şimdi, şu an onlarla aramda nasıl bir iletişim kuruluyor, nasıl bir enerji akıyor, ne hissediyorum? ‘Onları’ yakalayamazsam, tiyatroda sıkıntıdan patlayabilirim, uyuyup kalabilirim, benim burada işim ne diye kendime kızabilirim… Her şeyin ucuz bir tüketime dönüştüğü bir ortamda hiç de kolay değil onları yakalamak. Tıpkı iyi bir roman okumanın, iyi bir film izlemenin de kolay olmadığı gibi.
Diyelim ki bir izleyici ya da eleştirmenim. Sadece tiyatro tüketiminin tuzağına düşmemek de yeterli değil şüphesiz. Çünkü ben öyle bir ülkeden geliyorum ki tiyatronun insanca yaşayabileceğimiz barışçıl ve demokratik bir toplumu savunma gizilgücünün ne kadar değerli olduğunu biliyorum. Acaba benim tiyatro ustalarım bana bu yolda ne söylüyorlar?
Diyelim ki bir tiyatro yazarı, yönetmeni ya da oyuncuyum. Yaşamın akışındaki acıları, çatışmaları, haksızlıkları yüreğimde hissediyorum. Nefreti, şiddeti, yalanları, hile ve komploları görüyorum. Savaşın, sömürünün, sürgünün, adaletsizliğin, acının, yokluğun yarattığı bir karmaşa içinde yitip gitmek üzereyim. Çaresizlik mi? Hayır, ben tiyatrocuyum ve yaşamı bir yerinden yakalayabilirim, anlamak için çaba harcayabilirim, yaşamı okuyabilirim. Ama bu benim ülkemde hiç de kolay değil, çünkü yaşam çoğu zaman bütün acı, gülünç ve absürt yanlarıyla sanatı kat kat aşıyor. Bunu her gün yeniden ve yeniden yaşıyorum. Tam bir şeyi yakaladım dediğimiz anda olaylar öyle bir kasıp kavuruyor ki ortalığı, sözcüğün bittiği yerde buluyoruz kendimizi.
Bir dönemin büyük oyunları da karanlığında gizlenen birer masalı andırmıyorlar mı? Öyleyse önemli olan bu masalı yeniden keşfetmemiz mi? Evet, benden önce yaşamış büyük ustalar var bana yol gösterecek, yazdıkları oyunlar yüzyılları aşıp, bugünlere gelmiş. Onlar acıyı, hüznü anlatıyorlar, karşı koymayı, direnmeyi. Onlar umudun sesi… Yazar, yönetmen ya da oyuncuysam onlardan da öğrenecek çok şey vardır mutlaka.
Tiyatro, yaşamla arasındaki bu kıl payı kesişmeyi yakalamışsa mucizeler yaratabilir. İyi ama, nasıl? Bu acaba nasıl bir toplumda yaşadığımıza mı bağlı? Tüketim toplumunun uyuşukluğu içinde donup kalmışsak, tiyatro krizini aşmak için gerekli olan, Dario Fo’nun alaycı sözleriyle, ‘cadı avı’ mıdır; tiyatrocuların korkmaları, sarsılmaları mıdır? Öyleyse baskıcı toplumlarda tiyatronun işi daha mı kolay? Böyle bir ayırım yapılabilir mi? Hayır, çünkü tüketim de, baskılar da bütün ülkelerde farklı dozlarda yaşanıyor. Eşitsizlik giderek artıyor, demokrasi anlayışı çöküyor, savaşlar ortalığı yıkıp yakıyor, yaşadığımız dünya kıyasıya harap ediliyor. Kendi ülkemdeki sorunlar başka ülkelerde yaşananlarla girift bağlantılar içinde gelişiyor.
Öyleyse aslolan bütün sınırları aşan bir duyarlılık, empati, dayanışma duygusu ve direnme gücü değil mi? Tabii yürekten inanmak da gerekiyor yapılan işe, her tür dayatmaya karşı koyarak özgün olmak, anlamaya çalışmak ve yaşamın bunca kargaşalığı içinde kendi yolunu bulmak. Bu başarılmışsa mutlaka aynı heyecan, aynı duyarlılık, aynı sorgulayıcı bakış izleyicide de uyanacaktır.
Şimdi bir oyun izleyeceğiz… Ne hissedeceğiz, ne düşüneceğiz? Acaba hüzünlenecek miyiz yoksa gülecek miyiz? Hoşumuza gidecek mi izlediklerimiz, yoksa anlamsız mı gelecek, neden? Kafamızdaki duvarları yıkacak mı, bize yeni bir güç, yeni bir umut verecek mi? Oyunun sonunda bütün bunları bizlere yaşatan tiyatrocuları büyük bir heyecan ve sevgiyle gönülden alkışlayabilecek miyiz?
Şimdi söz izleyicide.
Profesör Dr. ZEHRA İPŞİROĞLU
Zehra İpşiroğlu
Köln ve İstanbul'da serbest yazar olarak yaşayan Zehra Ipşiroğlu, 1975-91 yıllarında İstanbul Üniversitesi Almanca Bölümü’nde, doksanlı yıllarda aynı Fakülte’de kendi kurduğu “Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturgi” Bölümünde, 1998-2009 yıllarında Almanya’da Duisburg/Essen Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nde profesör olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Yaratıcı eğitim ve öğretim alanında yayınlanan çeşitli imece yayınlarının ve edebiyat, tiyatro, yaratıcı eğitim ve öğretim üzerine çıkan kitaplarının yanısıra, roman, öykü, anı, röportaj ve dokuz yaşın üstündeki çocuklar ve yetişkinler için yazınsal çocuk ve gençlik kitapları, ayrıca yazınsal çevirileri vardır. Kitaplarının bazıları Almanca, Sırpça, Rusca ve Hindu dillerine çevrilmiştir.
1978’de Milliyet Sanat filim öyküsü yarışması birincilik ödülünü, 1987’de Milliyet Sanat edebiyat eleştirisi birincilik ödülünü, 1993’de “Tiyatroda Devrim” adlı kitabıyla Kültür Bakanlığı Tiyatro Araştırma ve İnceleme ödülünü, “Tiyatroda Yeni Arayışlar” adlı kitabıyla Kültür Bakanlığı Eleştiri ödülünü, 1997’de yurtdışında “Nashornspiel” adı altında yayınlanan “Gergedan Oyunu” adlı çocuk kitabıyla Orhan Kemal Öykü yarışması ödülünü, Almanya”da da “Eselsohr” dergisi sıradışı çocuk yazını ödülünü, 2008’de Özgürlük Yolları kitabıyla A. Baştürk İşci Edebiyatı ödülünü, 2013'de Demokratik İşçi Derneği Onur ödülünü,2014 de Afife Jale Yapı Kredi Özel Tiyatro ödülünü almıştır.
Zehra Ipşiroğlu Kitapları
Uyumsuz Tiyatroda Gerçekcilik , 2.baskı Mitosboyut 1996.Istanbul 1978, 3 baskı:
Uyumsuz Tiyatroda Gerçekcilik; İstanbul, Mıtosboyut 1993 (Tiyatro)
Düşünme Korkusu, Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme, Istanbul 1987, 4.baskı Papirüs
2002 (Edebiyat) 5.Baskı, Say 2014
Tiyatroda Devrim, Istanbul 1988, 2. baskı Mitosboyut 1995. (Tiyatro)
Eleştirinin Eleştirisi , Istanbul, MitosBoyut 1992, 2. Baskı 1998 (Tiyatro)
Tiyatroda Yeni Arayışlar Istanbul, Düzlem 1992 (Tiyatro)
Tiyatroda Düşünsellik, Dramaturgi Sorunları, Istanbul, MitosBoyut 1995, 2.Baskı İkarus 2013 (Tiyatro)
Das Nashornspiel, Zürich 1997 (Çocuk romanı)
Gergedan Oyunu, Istanbul, Yapı Kredi Yayınları 1997, 2.baskı Çınar 2000, 3.baskı E yayın 2007 (Çocuk romanı, taşlama)
Eğitimde Yeni Arayışlar, İstanbul, Adam 1998 (Eğitim)
İkibin Yılına Doğru Tiyatro, Istanbul, Mitos Boyut 1998 (Tiyatro)
Konuşan Çınar, Istanbul Adam. 1998, 3.baskı: E yayınları 2008 (Gençlik Romanı)
Gelin Çocuklar Birlikte Düşünelim, Istanbul, Adam 1999, 3.baskı: Çınar 2006 4 Baskı 2013 (Tudem)(Eğitim, Çocuk kitabı),Alımlama Boyutları ve Çeşitlemeleri, Yazın , İstanbul, Papirüs 2000 (Edebiyat)
Nazım Hikmet Oyunları, İstanbul, Papirüs 2003 (Tiyatro)
Alımlama Boyutları ve Çeşitlemeleri, Tiyatro, İstanbul, Papirüs 2003 (Tiyatro)
Pinokyo Kral Übü’nün Ülkesinde, İstanbul, Çınar 2003 (Oyun, Karagüldürü)
Bugünden Düne Dünden Bügüne (Nazan İpşiroğlu ile birlikte), İstanbul, Papirüs 2003 (anı)
Yollar, Yerler, Yüzler, İstanbul, Papirüs 2003 (Kısa kısa öykü)
İzler, Orada ve Burada, İstanbul, Çınar 2004 ( Deneme roman)
Şimdiki Çocuklar Hala Harika, İstanbul, Toroslu 2006 (Çocuk romanı)
Yaratıcı Yazma, Yaratıcı Yazmada Yazinsal Metinlerin İşlevi, İstanbul, Morpa 2006 (Edebiyat, Eğitim)
Yaratıcı Yazma; Yaratıcı Yazma Çalışmalarında Gözün İşlevi, İstanbul. Morpa 2008 (Edebiyat, Eğitim)
Yapıcılığın Gücü,Türkan Saylan’la Söyleşiler, İstanbul, Doğan 2006 (Röportaj)
Tiyatroda Kültürlerarası Etkileşim, Mitosboyut 2008 (Tiyatro)
Alamanya, Alamanya, Hückelhoven, Anadolu 2008, iki dilli kitaplar (Oyun)
Özgürlük Yolları, İstanbul, Çınar, 2008 (Röportaj öykü)
Eine Andere Türkei, Frankfurt, Brandes und Apsel 2008 (Deneme)
Wege ins Freie, Hückelhoven, Anadolu 2009 /Röportaj/öykü)
Yüzyıl Sonra Bertolt Brecht, İstanbul, 24 yayınları 2009 (Tiyatro)
Düş Hırsızları, E yayınları, İstanbul, 2009(Çocuk romanı)
Ayaspaşalı Yıllarım, Heyamola yayınları, İstanbul 2010 (Anı)
Gençlere Mektuplar, E yayınları, İstanbul, 2011 (Gençlik)
Aydınlanan Yollar, Kardelen Öyküleri, Cumhuriyet yay. İstanbul 2012 ( röportaj)
Lena, Leyla ve Diğerleri, Mitos, İstanbul, 2013 (oyun)
Gençlerle Diyalog, E Yayınları, İstanbul 2013 (deneme)
Dramaturjiden Sahnelemeye, Tiyatroda Alımlama, Habitus, İstanbul 2014 (tiyatro)
Tabular, Korkular, Kadınlar, E yayın, İstanbul 2015 (deneme)
Dünden Bugüne Bertolt Brecht, Habitus, İstanbul 2016 (tiyatro)
Haneye Tecavüz, E yayın, İstanbul 2016 (belgesel roman)
Mavi Eşek, Doğan, İstanbul 2016 (anı roman)
Memleketimden Kadın Manzaraları 2017 (oyun)
İmece yayınlar:
Çağdaş Türk Yazını, Istanbul, Adam 2001, Üçüncü baskı, Toroslu,2006
Kadınların Gözüyle, Yazmak ve Yaşamak, Cumhuriyet , İstanbul 2013 ( yaşam öyküsü )
(Şeyda Ozil, Jale Baysal, Nazan İpşiroğlu ile birlikte ÇYDD yayınları):
Yaratıcı Toplum Yolunda Çağdaş Eğitimi Istanbul 1989, 2. Auflage 1992, 3. Auflage 1994
Çağdaş Kültürümüz, Istanbul,Cem 1990
Yazma Uğraşı, 1991, 2. Baskı,Cem 1993
Çağdaş Eğitimde Sanat, Cem 1992
Şeyda Ozil, Nazan İpşiroğlu’yla ile birlikte:
Bir Kitap Hazırlıyoruz, Papirüs 2000
Gençler İçin, Okuma kitabı, Çınar 2004
Fakiye Özsoysal ile birlikte:
Yazma Uğraşı, Yaratıcı Yazma, Essen 2002
Lust am Schreıben (iki dilli), Essen 2002
Nazan İpşiroğlu ile birlikte:
Çocuk Kültürü, İstanbul, Mavibulut,1997
Yaratici Okuma Istanbul, Özdilek, 2000
Düşlerin Renkleri (Nazan Ipşiroğlu’yla beraber), Hückelhoven, Anadolu 2008,iki dilli kitaplar (eğitim)
Nazan İpşiroğlu, Şeyda Ozil ve Oya Adalı ile Birlikte:
Yaratıcı Okuma dizisi, beş çocuk kitabı, İstanbul, Toroslu.2006
Çeviriler:
Friedrich Dürrenmatt, Yargıç ve Celladı, İnkilap 1987, 3.baskı İşbankası 2006
Max Frisch, Biyografi, Cem 1992
Vaclav Havel, Bildirim, Cem 1992, Mitos 2015
Ibsen, İki Oyun, Brand, İşbankası PerGynt 2006
http://zehraipsiroglu.com/tuerkce/yazar-hakkinda

